11 Eylül 2010 Cumartesi

paroles paroles parooleees

evet, başlıktan anlaşılacağı üzere "spor çok eğlenceli" nidaları benim için koskocaman bir yalana dönüştü.
gitmiyorum! gitmek istemiyorum.tek istediğim danalar gibi yatmak, içmek (hazır ramazan da bitti), ağlamak. anlayacağınız depression sınırındayım. bir de bayramı home alone geçirmenin de verdiği iğrenç mi iğrenç bir his var. Bu kadar koyacağını tahmin etmemekle birlikte, yapılacak işler nedeniyle ailemle gidebileceğim bir tatili reddettiğim şu güzide ramazan bayramı günlerini, olabildiğince boş ve beleş geçirmekteyim.işlerimi de halledemedim. aferin bana!
allahtan arkadaşlar var, dışarı çıkıyoruz ama ben dayıyorum alkolü. bira üstüne bira. çişinin gelmesinin yanısıra binbir çabayla erittiğim o göbeğim, üstünde kış uykusuna yatılabilir yumuşaklığa erişti. evde bir ab shaper var, ben ona o bana bakıyoruz, ama 1 metreden fazla yaklaşamıyoruz birbirimize. biraz mekik çeksem düzelecek biliyorum ama yok işte, üşengeçlik, inatçılık bünyeye alkol kadar zararlı.
bu aralar ciddi anlamda yeni bir heyecana ihtiyacım var. bungee jumping den bahsetmiyorum tabiki. hani bişiler olsa da takılsam, rusça kursuna mı gitsem, kendimi oyalasam diyorum. tabi en güzeli bir sevgili bulup balayına gitmek ama namümkün! bekar olup alayına gitmekse, nerdeeeeee? diyorum sadece..

11 Ağustos 2010 Çarşamba

ramazan geldi ama ben içmek istiyorum!

az önce diyetisyenden geldim. Sonuç, 100 gram vermişim. Iyy öğğ desem de o dıtıdıt dıtdıt diye ses çıkararak sol kolunun ön kısmındaki kas oranına kadar bilgi veren aletten çıkan sonuca göre aslında 900 gram yağ vermişim!Pek şukela. Sanırım yemek yiyip gitmiştim diyetisyene, onun da etkisi oldu. Bir de kas şişliği olabilir dedi G, spora başladım ya!Spor çok eğlenceli gerçekten, hiçbir spor salonunda kendimi bu kadar rahat hissetmemiştim! Bu arada laf aramızda sıkı tipler de yok değil. Ama dünyanın en ciddi işini yapıyormuş gibi spor yapıyorum, sağıma soluma bakmamaya çalışıyorum ki cıvımayayım. Gerçi arkadaşım ile salonda çalan şarkılara mezdekevari eşlik edişimizi görenler, bizi ne kadar ciddiye alır orasını bilemem.
Bu arada ramazan geldi, benim içesim geliyor, tövbe yarabbim sen aklımı koru. Sen otur içme aylarca, şimdi canın deli gibi içki çeksin. Dayanmaya çalışacağım ama bu moral bozukluğuyla ne kadar dayanabilirim hiç bilmiyorum. Şu aralar yüzünü görmeye dayanamadığım ama deli gibi de görmek istediğim, aramıza gereksiz yere duvarlar ören, laf oyunlarıyla beni gecelerce düşündüren bir insan var, biz ona Çakal diyelim. Her gün aramak zorunda kalıyorum bir de bu ibneyi. Küfretmek de istemiyorum ama ciddi ciddi nefret besliyorum bu aralar kendisine. Önceden can ciğer kuzu sarmasıydık, gün içinde benimle saatler geçirmiş olsa da MSN e girdiğim an "slm canım naber" yok "ben eve geldim" bık bık bık diyen insan, yok abicim ben aramadıkça aramıyor, ne zaman çağırsam gelmiyor, gerçi bu ara ailevi mevzuları var ama olsun, üzülüyorum bir anda 180 degrees dönüşüne. Sevgilisi kıskanıyor da olabilir, en son ayrılıp barıştıktan sonra belki kız demiştir onunla görüşme diye. Öyle bir durum varsa ve bana bunu söylemeden arayı soğutmaya çalışıyorsa kırmamak adına, emin olsun ki milyon kat daha çok kırılıyorum; sileceğim onu yakındır. Bakalım, zaman gösterecek, kendini affettirebilecek mi, yoksa bok yoluna mı gideceğiz..

6 Ağustos 2010 Cuma

yeniden başlamak

eveet isyan bayrağını çektiğim gün, Sevgili diyetisyenimden randevu alıp gittim. Gerçekten de 1 kiloya yakın almışım.Ve hepsi yağ!Allah beni şey etmeye.. Ama ne yapalım kader diyerek düzeltme yollarını aradık birlikte.
Yeni bir diyet verdi bana.Karbonhidratları azalttık. Akşam ekmeğini tamamen kaldırdık.
Ben de akıllı uslu bir kız olup diyetime uyuyorum. Dün yarım bira içtim onun dışında bozmadım.Ve Çarşamba günü arkadaşım H ile spora başladık. Spor salonunu pek sevdim!Çok da uygun fiyatı.Hocalar, takılan tipler de düzgün. Buralarda ciddi bir apaçi krizi yaşıyoruz da..
Dün evde tartıldım, en son kilo verdiğimde tartıda gördüğüm sayıyı gördüm yine. Çok sevindim. Bu demektir ki aldığım kiloyu vermişim. İnşallah pazartesi günkü randevuda da bunu görür diyetisyenim.Bana aferin der:)
Bu arada malum günlerimi yaşadığım için biraz sıkıntıdayım.Hava çooook sıcak.Dayanılır gibi değil,üzerine bir de bu durum hiç çekilmiyor.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

isyan

Evet isyan ediyorum, hemi de kendi bünyeme!
İradesizliğin bu kadarı olur. ayrıca dış etkenler de önemli tabi.
bir süredir dışarı çıkmıyorum, evde ev yemeği yemeyi unutmuştum resmen. kendime hatırlatayım bu süreçte dedim.
tam o dönemde kız kardeşim almanyadan, annemler de kıbrıstan dönünce evde bir çikolata patlaması yaşandı. allahım her yer ama her yer çikolata. dolaba gidiyorum su içicem, raflar rafello dolu.(yanlış yazmıyorumdur umarım adını, hani şu hindistan cevizi, beyaz çikolata ve bademli enfes top,mmm) Türkiye'de yok diye doldurup gelmişler. Tabi onlar zayıf ve tuzları kuru. Ama zar zor onca kiloyu vermiş ve daha 15 kilo vermeyi planlayan bir ev mensubu olduğunu akıllarından çıkarmışlar.
Ben yiyince de bahaneleri hazır: "Ee sen de tut kendini!"
Böyle şey olmaz kardeşim! İsyan ediyorum. Çarşı'yı isyanıma davet ediyorum.
Tartıda 81 görmekten usandım artık. 79 görsem biraz moralim yerine gelecek..

Bi de hava bana inat gibi çok sıcak. Canım dondurma çekiyor deli gibi. Bugun dayanamadım bir tane magnum yedim. Ama kendime çok kızdım. Akşam yemeğindeki karbonhidratımı almayacağım, yalnızca 3 tane köfte yiyeceğim.

Eğer blogumu okuyorsanız ve bildiğiniz başarılı rejim blogları varsa, benimle paylaşır mısınız? Ya da siz kilo vermeyi başarabilmiş güzel insanlardansanız, bana lütfen mail atın.
recimgunlugu@gmail.com

Sevgiler, herkese iyi tatiller!

29 Temmuz 2010 Perşembe

back to the future

bir kilo aldım!
ağlayacağım!
istemiyorum bunu. O kadar çabalamış bu noktaya ulaşmışken tekrar aynı yere dönmek istemiyorum.
Motivasyonum sıfır. Nasıl kendime geleceğim?? Yardım!!!

16 Temmuz 2010 Cuma

nasıl başladı?

Bilmem. Nasıl başladı?
Galiba herşey hayatımın son zamanlarda tepetaklak olması, nişanlımdan ayrılmam ve üzerine "kardeşim" dediğim insanlarla aramın birer birer bozulmasıyla başladı.
Blog tutmayı hiç düşünmemiştim ama özellikle rejimin tabiri caizse b.kunun çıktığı şu günlerimde onlayn da olsa bir F kuvvetine ihtiyacım olduğunu düşündüm.
Herneyse!
Yurtdışından döndüğümden beri ulaştığım 88 rakamının - ki hayatımda çıktığım maksimum kilo 75tir- tartıya sabitlenmesinden duyduğum rahatsızlıktan ötürü, 2.5 ay önce, daha önce de gittiğim bir diyetisyene gidip incecik olma hayalleriyle bir diyet listesi aldım. Bu arada not düşelim, ben bir tiroid hastasıyım ve 3 senedir tedavi görüyorum.Şu an tiroid bezlerim normal çalışıyor, yani kilo vermemek için hiçbir sebebim yok. Ancak ailede şeker olduğu için, insülin direnci dedikleri, vücudun kilo vermeye karşı koyması gibi bir olayım var.
Diyetin ilk bir ayında sabır küpüne dönüşüp bozmadım. Bu arada diyet listemi sizinle paylaşayım. Ben de ilk gördüğümde "ulan ben bu kadar yesem dana olurum" demiştim ama öyle değilmiş sayın seyirciler. Bu arada benim diyetisyenim sevgili ablam G, bana bol opsiyonlu bir diyet verdi çünkü sadece belli şeyleri sürekli yersem sıkılacağımı, sıkılırsam da haliyle bu diyeti yapamayacağımı söyledi. Aynı zamanda bana bir değişim tablosu verdi, ne neye eş, 1 dilim ekmek karşılığı karbonhidratı başka nerden alabilirim vs.. diye.
Siz siz olun başkasının listesiyle diyet yapmayın. Örneğin, benim diyetimi yapmayın çünkü çoğu insanın kolestrol ve yağı aşırı çıkar ama benimkiler normal, ama tiroidim var. Sakın sakın kendinize özel bir program almadan başka listeleri, şok listeleri falan kullanmayın.

Sabah : 1 ince dilim ekmek + 1 kibrit kutusu b.peynir + domates +salatalık veya 5 yemek kaşığı Nesfit + 1 su bardağı süt
Ara : 1 meyve
Öğle : 8 y.kaşığı sebze yemeği veya 3 köfte karşılığı et/tavuk/balık+ 1 ince dilim ekmek + 1 su b. yoğurt + salata
Ara : Yarım paket eti form(en sadesinden)
Akşam : Öğlenin aynısı
Gece : 1 meyve (bu zorunlu değil)

Nitekim ben bu diyeti ilk ay yaptım ancak yalnızca ve yalnızca 1 kilo verebildim. Ağlayacaktım ay sonu. Hem evde tartılıyorum hem diyetisyende, tık yok. Çözüm bulamadık. G delirecekti. Her seferinde, haftalık kontrollerde bir yüzüme bir de makinadan dı dıt dı dıt diye çıkan kağıda bakıyordu. İçki içmiyorum, kola çikolata, hele dondurma hiç yemiyorum oysa benim dondurmasız yazım geçmez. Veremedim, veremedim diye ağlarken ilk 1 ayın sonunda ölçümüm yapıldı. Kalçadan 5, göğüsten 3, belden 4 koldan 2 cm incelmişim! Tevekkeli değil herkes sen zayıfladın zayıfladın diyor! Bu arada belirtmeden geçmeyeyim, hiç ama hiç spor yapmıyor, hatta bakkala dahi arabayla gidiyordum. Baharların dahi sıcak ve kurak geçtiği bir şehirde yaşadığımı da belirtmeden geçemeyeceğim.
Diyete başladığımın 3. haftası gibi erkek arkadaşımla, daha doğrusu nişanlımla sorunlarımız baş gösterdi. Geceleri uyumuyor, müezzini duymadan kafamı yastığa koymuyor, şans eseri uyuyakalıp 8.30 da kalkıp işe gidiyordum. Ya da geceleri sıkıntıdan arkadaşlarla batak, okey, 101 turnuvaları yapıyor, yine yoruluyor, yine yoruluyordum.
İkinci ay insanların "sen zayıfladın moralini bozma" diye desteklerini de arkama alıp diyete tam gaz devam ettim. Ancak bu sırada yaşadığım problemler, beni çılgın bir tokluk hissine sürükledi. 1 ay, tam 1 ay boyunca zorla yemek yedim. Artık arkadaşlarım ve ailem resmen ağzıma yemek tıkar oldular. Beslenmem, açık yarım küp şekerli çay ve sigaradan ibaretti. Daha doğrusu yine diyete sadık kalarak aburcubur yemedim, acıktığımda da ızgara köfte, sebze yemeği gibi şeyler yedim. Ama gerçekten çok çok az yedim. Belki de bu sayede biraz hızlanıp, ikinci ayın sonunda 5.5 kilo verdim. Artık uzun süredir görmediğim arkadaşlar memlekete döndüklerinde, "merhaba"dan önce "oha" demeye başladılar. Gittim kendime çok cici bir bikini aldım. Ha diyeceksiniz 80 kilo insan bikini giyer mi? Giyer kardeşim. Çok ilginç, şu an 65 kilo görüntüsüne haizim. Ben bile şaşırıyorum ama boyumdan da kaynaklanıyor sanırım, 1.75'im.
Bu arada sevgili arkadaşım O ile bu kilo verdiğim ikinci ay boyunca ikimizin de evine yakın olan parkta bisiklet turları yaptık. Ha bisiklete binip üstüne bira içmişliğimiz yok da değil. Ama az.Accuk.
İkinci ayın sonundaki ölçümlerim, toplamda kalçadan 8 cm, belden 7, koldan 5 ve göğüsten 5 cm olmak üzere çılgın, mutluluk dolu sayılardı. Tabii ki istenilen sayıya ulaşmama 15 kilo gibi uzun bir yolum var. Hedefim, Ekim ayı sonunda bu dertten tamamen kurtulup, 36-38 bedene girebilmek. Gördüğünüz gibi öyle gebereyim, avurtlarım çöksün, üstüne bir de saçımı sarıya boyatıp Serena Van Der Woodsen olayım gibi bir hedefim yok. Tartıya çıktığımda acayip hayvanlara benzemeyeyim, bana yeter.

Son günlerde aksiyon dolu hayatıma, yepyeni aksiyonlar eklenince, bu sefer de sinirden olacak, iştahım yerine geldi. Ve yemek yediğim saatler geç olmaya başlayınca bu hafta 900 gram kadar aldım. Mutsuzum. Zaten mutsuzum üzerine bir de bunun mutsuzluğu var tabi. Ama durmak yok yola devam diyoruz. Hep beraber göreceğiz bakalım kilolar mı yaman ben mi?!